29 Ocak 2009 Perşembe

Nuran Sultan'dan inciler

Dünyanın en gelişmiş 8 ülkesinin lideri İtalyan Başbakanı Silvio Berlusconi önderliğinde 10 Temmuz'da İtalya'nın Sardunya Adası'nda toplanacak. Zirvede dans edecek olan Nuran Sultan katıldığı 'Orada Neler Oluyor'da zirveye dair ve bugüne kadar dans ettiği dünyaca ünlü sanatçılarla ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu. Nuran Sultan "G 8'de giyeceğim kostümü henüz hazırlamadım. Kareografi üzerine çalışıyorum. Ama gerdanıma süreceğim krem hazır. Bu krem çok özel. Biri bana dokunduğunda, para yapıştırdığında o koku uzun süre ellerinden gitmiyor. Böylece ellerinde benim izim kalıyor" dedi. Obama'yı çok çekici bulduğunu söyleyen Nuran Sultan "Kafamda küçük bir plan yaptım bile. Önce beni davet eden Berlusconi'ye selam vereceğim. Ama daha çok Obama'nın gözlerinin içine bakarak dans etmeyi planlıyorum. Sonra da Sarkozy'nin yanına gideceğim. Ardından diğer liderlere geçerim" dedi.

Nuran Sultan son 5 yıldır dans ettiği dünyaca ünlü sanatçılarla ilgili sırlarını da verdi:

SEAN CONNERY: Çok yaramaz biri. Dans ederken bir anda eğilip göğsümü ısırdı. Hiçbir şey diyemedim. Çünkü o dünyanın yakından tanıdığı 007 James Bond. Ne diyebilirim ki? Isırdı ne yapayım? Ama bu yaptığı basit ya da kötü değildi. Taciz gibi gelmedi.

STING: O benim için dönüm noktasıdır. Beni dudaklarımdan öpmesi günlerce olay olmuştu. O öpüşü bugün bile unutamıyorum. Ayaklarım yerden kesilmişti. Birkaç dakika başım döndüğü için dansta zorlanmıştım. Çok cömert bir erkekti. Çünkü en çok parayı o yapıştırmıştı.

ROBERTO CARLOS: Fenerbahçe'nin yıldızı, ama ben önünde dans ederken çok korkaktı. Çünkü yanında eşi ve annesi vardı. Ben masada dans ederken dondu kaldı. Elini bile kıpırtamadı.

DAVID COPPERFIELD: Çok karizmatikti. İngilizcem olsaydı ona 'Haydi ikimizi de kaybet' demek isterdim. Ben dans ederken bir numarasıyla kaybolmayı gerçekten çok isterdim. Yalnızca gözlerle konuştuk. Çünkü yanında kız arkadaşı vardı.

ABRAMOVİÇ: İstanbul'a geldiğinde özel yatında dans etmiştim. Çok ciddi biri. Ama çok centilmen ve bonkör. İyi para vermişlerdi. Sonra da yardımcısı aracılığıyla bana nefis bir gerdanlık ve broş hediye etti. Çok özel günlerde takıyorum.

JEAN PAUL GAULTIER: Ömer Karacan'ın evindeki partide onu dansa kaldırdım. Gömleğinin düğmelerini açarken çok tedirgin oldu. Kulağına 'Seni soymayacağım, korkma' dedim. Türkçe ne söylediğimi anlamadı. O da bana İngilizce bir şeyler söyledi. Anlamadım. Ama gülüştük. Sonra bana teslim oldu. Çok güzel dans etmiştik.

1 yorum: