31 Aralık 2008 Çarşamba

Meçhul Şarkıcı


Aylardır yazmak istediğim bir gruptu Meçhul Şarkıcı. Kendilerini artık duymayan kaldı mı bilemiyorum ama ben bir türlü başladığım yazımı tamamlama şansı bulamadığım için Meçhul şarkıcıyı bu sayfalardan paylaşmakta bu kadar geç kaldım.
Londra çıkışlı Meçhul şarkıcıyı myspace üzerinden ilk kez dinlediğimde çalmaya başlayan şarkıları ‘Garibim’ idi. Daha parçanın en başından aldığım ilk izlenimim acayip sert olduklarıydı. Hatta myspace sayfalarının üst köşesinde yazan ‘new wave’le ne ilgisi var gümbür gümbür bir grup bu gibi şeyler demiştim. Tam o sırada Reset! yazarlarından Yarı insan Yarı Pozan ile de Meçhul şarkıcı hakkında konuşuyorduk, bir yandan da dinliyordum. Ona da Meçhul şarkıcı hakkında ilk söylediğim şey de ‘fazla sertler’ idi. Tabii bu biraz olsun doğru olsa da, şarkıların başını dinlerken verilmiş ilk tepki idi. Çünkü hardcore gitar riffleriyle, garip bir vokalin baştaki birleşimi sonucu bu düşünceye varmıştım. Fakat biraz daha dinledikçe Meçhul şarkıcının güzelliğiyle tanışmakta geç kalmadım.
‘Garibim’ gerçekten de bir hardcore parçasıymış gibi başlıyor. Birkaç saniye içinde brütal’e bağlayacak “Garibim haydi gül biraz” diyen bir vokal tonuyla... Karanlık birşeyleri var kısacası. Ama şarkının şu bahsettiğim sert gelen giriş kısmı 15. saniyeden sonra bitiyor ve bunun tam 30 saniye sonrasında o boğuk sesli vokallerde yerini klavyenin güzelliğine, sizi dansa davet eden gitar ritimlerine bırakıyor. Nakaratlardaki sertliğini –vokal- kaybetmese de, The Caesars – Jerk It Out tadında harika bir parça çıkıyor karşımıza.

Albümlerini de dijital ortamdan satışa çıkaran gruba dair son olarak; bu gençlerin bir de ‘Ayna, Erhan Güleryüz” adlı projesi de var. Ona da değinmeden geçilmemeli diye düşündüğümden sonlara sakladım.

Albümlerinin çıkış zamanını hak ettiği değeri alamayacaklarını düşündüğüm için biraz yadırgasam da sanıyorum ki; zamanla daha çok görüşeceğiz onlarla. Belki çok yakında albümleriyle de bu sayfaları süsleyerek karşınıza çıkabilirler.

Yemekteyiz günlükleri:

alessandro: çok heyecanlıyım bu akşam için ben çok! misafirlerim gelecek bu akşam...

kasap: olsun, heyecanlı olmak güzel bişey.

30 Aralık 2008 Salı

LEKE JN'S


farklı olmak suçsa LEKE JEANS

pozan: EN ÜSTE BENİM İSMİMİ YAZARSINIZ SIRALAMADA

- pozan:
EN ÜSTEDE BENİM İSMİMİ YAZARSINIZ SIRALAMDA
POZAN ERTEN

- pozan:
BÖLE 20 PUNTO
oıhsfdosıdjkfd

- pozan:
YILIN YAZARI

- pozan:
YILIN ADAMI
sşasdşlkasdşlsak

- pozan:
YILIN YAKIŞIKLISI

brandy of the damned:
asşldkasşda hassie lan kşasdşsada

- pozan:
poeujoıakd

brandy of the damned:
yılın ATI Aşsldkasdşlk
saşlskdaskasş

** (bkz:Yarı İnsan Yarı Pozan)
http://sogukklozetkapagi.blogspot.com/2008/12/yar-insan-yar-pozan.html
(yani, önce tımar edilip, hemen ardından da sıkıca bi yere bağlanmalısın salşdksdaş)

- pozan:
reponoıdpusjbkf

28 Aralık 2008 Pazar

Desen

Ruhum hep desen desen...

26 Aralık 2008 Cuma

el clasico

-Oğluum, telefonu o kadar kulağına yaklaştırma, yaaklaaştıırmaaağ!!!
-E, telefonda konuşuyorum anne...

1dk önce

İşyerimdeki Espriler Part 3

Onaylı mı?
Hayır onbir aylı

Yaşlı kahinin son kehaneti (kulak)


Sovyetler'in çöküşünü, Prensen Diana'nın ölümü, 11 Eylül'ü bilen yaşlı kahinin son kehaneti ortaya çıktı.

Kahin Vangelia

Faciadan 20 yıl önce "Yüzyılın sonuna doğru, ağustos sıcağında Kursk sular altında kalacak ve dünya felaketi izlerken gözyaşlarını tutamayacak" demişti. O günlerde yaşlı kadının bu sözlerini duyanlar için sözler çok anlamsız gelmişti.

Kahin Vangelia son kehanetinde ise Kışın kafasına bere örten fakat sadece kafasını kapatıp kulaklarını örtmeyen insanların kulaklarının devamlı üşüyeceğini söyleyerek bütün dikkatleri üzerine çekti.

25 Aralık 2008 Perşembe

SARAR Erkeği 2008-2009 Sonbahar Kış Koleksiyonu

Geniş renk, desen çeşidiyle ve fit kalıp seçenekleriyle fark yaratan CCS SARAR, 2008-2009 Sonbahar/Kış Koleksiyonu için tasarlanan birbirinden şık kıyafetlerini geçtiğimiz günlerde Peyote'de verdiği defile ile tanıttı.



Elektronik Ürün kalite püf noktaları

Bu konu üzerine ufak bir araştırma yaptım ve sizi bilgilendirmek istedim.

Misal fotoğraf makinası alacaksanız eğer kaç megapixel olduğunu sorunuz çözünürlükmüş falan sknzde olmasın ne kadar büyük pixel o kadar iyi dijital makina demektir.

Misal bilgisayar alacaksanız önce tanıdığınız bildiğiniz bir bilgisayar bilen akrabanızın beynini güzelcene bir sorularınız ile sikin! Onlara : "masaüstümü alsam taşınabilir mi","en iyi bilgisayar markası hangisi? " v.b gibi cevabı olmayan sorular ile bunaltın.Onlara "benim alacağım bilgisayar kesinlikle çift çekirdek olsun heeee" diyin ve gidip anakartmış ekran kartıymış gibi gereksiz detaylarda takılmayıp rem ile çift çekirdek özellikleri harmanlanmış bir pc'yi 24 ay taksit sabir kur ile alın.

Misal yazıcı alacaksanız eğer hiç kullanmayacak olsanız bile scanner özelliğini içinde bulunduran bir makina alın.

Misal mp3 çalar alacaksanız yine gidip bir tanıdığınıza şu soruyu kesinlikle sorun."bunun içine kaç tane mp3 atabiliyoruz?"

24 Aralık 2008 Çarşamba

İşyerimdeki Espriler Part 2

Kolumda bir ağrı var.. ağrı... kars

1dakika önce

el clasico

Aşk poztif bir büyüdür yienum.

el clasico

elini öp.
Babam de.
1 kerelik de olsa de.
ama de.
içten söyle...
sıcak sıcak

bir dgn klasiği

bugün kendi kazandığım paradan tam 80 milyon harcamışım abi ya of!

el clasico

yüzünden gülücüğün hiç eksik olmasın.

Mini Söyleşi: Klasik müzik ve XP


Batman’ın Hasankeyf ilçesinde oturan Murtaza Sevindirik isimli şahıs klasik müzik ilgisini çevresindeki insanlara da yayma çabası görülmeye değer doğrusu. İş gezim sırasında rastladığım Bu sempatik insan ile görüşme fırsatını yakaladım ve siz SKK severler için mini bir bir söyleşi yaptım. Kendisi klasik müzik ile tanışma hikayesini şöyle anlatıyor: “abimlerin evine ziyarete gitmiştim.abim “yeni bilgisayar aldım bak” diyince hemen başına geçtim ve kurcalamaya başladım.belgelerim klasörünün içerisinde –müziğim- isimli dosya hemen dikkatimi çekti ve hemen açtım;içerisinde bethoven’ın 9 nolu senfonisini vindovs ikspi de difault olarak atıyorlarmış.Klasik müzik tutkumu ikspi ye borçluyum diyebilirim doğrusu.Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.


*edit: fotograf gelen istek üzerine kaldırılmıştır.

Kamil The Dark Kngiht

Mert says:
Knight benim adım
Mert says:
Şovalyeyim ben
Mert says:
dark knight kara şovelye hemde
brandy of the damned says:
senden olsa olsa KAMİL THE DARK KNIGHT olur!
Mert says:
sen nesin peki
brandy of the damned says:
slaven biliç

Metin Şentürk


Metin Şentürk, eşi Fulya ile telefonda tanışmış.


Şöyle anlatıyor kendisi:

"Telefonu kapattıktan sonra çevremdekilere “Ben evleneceğim insanı buldum” dedim. Bu arada Fulya ile tanışmadan bir ay önce “Ben aşık olacağım” diyordum. Hissediyordum aşık olacağımı. İnsan aşkı da çağırıyor. Eşime, “Ben seni görmek istiyorum” dedim. O da bana, “Sen körsün, beni nasıl göreceksin?” dedi. Düşündüm “Doğru söylüyorsun” dedim. Ben telefon konuşmasından sonra fiiliyata geçtim. Aradım, aradım, aradım, konuştuk, konuştuk...."



Ayrıca alttaki resimlerden de görebileceğiniz gibi, bu adam balık tutuyo, şarkı söylüyo, araba sürüyo, Abramovich'e benziyo, go-kart bile sürüyo, Uludağ'da kayak yapıyo...




İşyerimdeki Espriler Part 1

-access programı açık olan varmı?
-karases var.

-bu kutunu içerisi boşmu kalmadımı hiç?
-boş yok arçelik var

-bu konuda garanti verebileceklermi bilmiyorum
-yapı kredi versinler o zaman

el clasico

Ay, yine kilo aldım Ayşen yuaaa yineeeğ!
Şimdi tam dokuz gün boyunca çimen suyu içip, yaga yapmam lazım ki; eski formuma döneyim. Şahsen ben, yago yaparak hayatın aslında ne kadar güzel olduğunu anladım. Sen pilates'e devam mı?


p.s: yoga, biliyoruz =)

Ozan Güven mi? Tanıyorum.

Gazetede gördüm de, Ozan Güven Beşiktaş'ta bilmem nerde ayakkabı dükkanı olduğunu filan açıklamış.

Şimdi bunu daha önceden bilen halk kimliğini ele alıyoruz:

Ya, hah, ben Ozan Güven'i ayakkabı sattığı dükkandan bilirim.
Beşiktaş pasajının alt katında balıkçılara doğru çıkan kısımda solda bi dükkanda görürdüm onu. Dükkanın adı da, Romina muyduu, La Bella mıydı neydi... Şimdi ismini pek hatırlayamıyorum ama bana ayakkabı giydirmişti bi keresinde... O zamanlar ünlü de değildi.

Emre Belözoğlu da bizim okuldandı ya. Ahah, karşılıklı az maç yapmadık okulda onunla da... Fakat, boyu kısa ve çelimsiz olduğundan hep kaleye atardık ibişi... Vatan Şaşmaz da bizim lise'deydi ya bu arada. Ama onun cephesinde pek bi farklılık yok, o zamanlarda armuttu ve hala pek de ünlü sayılmaz.

-
p.s: Hayır, liseye Şehremini Lisesi'nde gitmedim.
-

el clasico

Kulağını yıkatmayasın, sakat olursun.

23 Aralık 2008 Salı

Oğlu kulübede, annesi efkârlı!

Oğlunun derbide yedek kaldığını öğrenen Sabri´nin annesi, tribünde yaktığı sigarayla, efkârını gidermeye çalıştı.
:)))))

Aslan’ın hocası Skibbe’nin, uzun süreli sakatlığını atlatınca yeniden takıma dahil ettiği Sabri’yi Beşiktaş maçında ilk 11’de oynatması bekleniyordu. Ancak yaptığı sürprizle herkesi şaşırtan Skibbe, genç oyuncuyu yedek soyundurdu. Oğlunun yedek kaldığını öğrenen Sabri’nin annesi ise tribünde yaktığı sigarayla, efkârını gidermeye çalıştı; yasak olduğunu bilse bile...

Çok şakacıyız


SAMSUN'da oturan 24 yaşındaki Tuncay K., şaka yaparken kazayla ekmek bıçağını aynı yaştaki eşi Aynur K.'nın kafasına sapladı. Kafasında bıçakla hastaneye kaldırılan Aynur K.'nın sağlık durumunun iyi olduğu belirtildi. Tuncay K., gözaltına alındı.

Olay, dün gece Hastane Mahallesi'nde meydana geldi. 1 yıllık evli olan Tuncay ile Aynur K. çifti ekmek bıçağı ile şakalaşmaya başladı. Tuncay K.'nın attığı bıçak, Aynur K.'nın kafasına saplandı. Aynur K., kafasına saplı bıçak olduğu halde ambulansla Samsun Mehmet Aydın Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Buradan Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne sevk edildi. Kadının kafasında saplı bulunan ekmek bıçağı ameliyatla çıkartıldı.

Sağlık durumu iyi olan Aynur K. verdiği ifadede eşi ile yakalaşırken olayın meydana geldiğini söyledi. Gözaltına alınan Tuncay K., “Birbirimizle şakalaşıyorduk. O sırada elimdeki bıçağı yavaşca fırlattım. Eşimin başına saplandı. Ben de hemen hastaneye kaldırdım. Kasıt yok” diye konuştu. Soruşturma sürüyor.


-Bense, Fasulye filmindeki 'şaka' geyiğini anıyorum.- : )

O says:
i think i have the same pair of sunglasses!


C says:
yeap, they are for the 3D movies in cinemas


O says:
ahaha really... i wear them every day in the streets! :)

"Önce Aile"

-Dou'dan al haberi, vol:1-

Trabzon'da mı ne bi herif karısını dövüp duruyomuş
Kadın da mahkemeye gitmiş adamı şikayete

Mahkemenin verdiği ceza:

'1 sene boyunca 'Önce Aile' adlı kitabı okuyup ailene daha iyi davranmam'

Aşağıdaki resimde ailecek kitabı okurlarken görünüyorlar:




Kaynak:

http://fotogaleri.hurriyet.com.tr/GaleriDetay.aspx?cid=18780&p=2&rid=2

The Ali Baba Band



Grup: THE ALİ BABA BAND

Albüm: Abdullah's Wedding
Türü : Desert Disco

el clasico

biz sevdiğimizi mezara değil, kalbimize gömeriz kardeeeğş

el clasico

rüyalandım...

brandon flowers'ın hastayısız diyenlere cevap

'brandon flowers'ın hastasıyım' diyenlerden siz de tiksiniyor musunuz?

alın size bu lafı duyduğunuz anda patlatabileceğiniz bi espri örneği;

- 'Ay, Brandon Flowers'ın hastasıyım!!'
- Bende Tim Flowers'ın .



Tim Flowers mı kim? 
Euro '96'da İngiltere'nin 2. kalecisiydi. Panini'nin Euro '96 sticker kitapçığından da hatırlayabileceğiniz resminde kıl bir sırıtışı, çiyan gibi de parlayan gözleri vardı... Dönemin İngiliz futbolundaki en önemli kalecilerinden de birisiydi. 1967 doğumlu olduğundan futbolu bırakalı çok oldu tabii...

Gerçekte tavşanım insan kılığında dolaşıyorum


Berna Öztürk demişken,

Katıldığı partilerin çocuğunda ve DJ kabinlerinde aksesuar olarak genellikle tavşan kulakları kullanan Berna Öztürk, bunun nedenini açıkladı: "Gerçekte tavşanım ancak insan kılığında dolaşıyorum."

berna öztürk'ten dj'lik ipuçları


berna öztürk'ten dj'lik ipuçları:

1. temposu düşen kitleyi dj nasıl hareketlendirir?
2. kadın dj'ler çıplaklıklarıyla mı ön plana çıkıyorlar?
3. dj olmak isteyen kadınlar nasıl bir yol izlemeli?
4. dj hangi parçaları çalacağına nasıl karar verir?
5. dj çalacağı parçaların sırasına nasıl karar verir?
6. istanbul'da yazın eğlenmek için nereye gitmeli?
7. türkiye'de kadın dj olmanın zorlukları neler?
8. istanbul'da kışın eğlenmek için nereye gidelim?

uzmanla tanişin : dj berna öztürk






konu başlığı #1: temposu düşen kitleyi dj nasıl hareketlendirir?

video için: http://www.uzmantv.com/temposu-dusen-kitleyi-dj-nasil-hareketlendirir
Mesajın Tümü

Sıkı dostlar: Sinan Kaloğlu & Shinji Ono





Memur bir ailenin çocuğu olan Sinan Kaloğlu, çoğunuzun bildiği gibi aktif futbol hayatını Bundesliga ekiplerinden Vfl Bochum'da sürdürmekte. Alaman sevgilisiyle nişanlanıp (evlendi mi bilmiyorum, evlenmiştir herhalde) Bursa'dan Almanya'ya transfer olan Sinan geçenlerde sporx'e röportaj vermiş de, şu kısma bi hayli güldük, ettik, paylaşalım dedim:






Muhabir: Takımdaki en iyi arkadaşların kimler Sinan? Mesela Thomas Zdebel var, o da Gençlerbirliği'nden tanıdık bir isim...

Sinan: "Zdebel bana ilk zamanlarda çok yardımcı oldu. Biraz türkçe de biliyor. Onun yanında japon Shinji Ono ile de aram çok iyi. Ben ona Türkçe öğretiyorum, o da bana Japonca. Her ne kadar Japon aksanlı Türkçe konuşup "nasulsun" dese de bence çok sempatik birisi."





hastir-ül izdivaç no:1

adam:

-minyon tipli olsun
bana benzer...

ee, eğm...
Ben 1.70'im
beni taşıyabilsin
sorumluluklarını bilsin
karşımdaki insanın düşüncelerini bilmek isterim


talip hanım:


kendimi tanıtayım; 1.76 boyundayım, siyah uzun saçlıyım, yeşil gözlüyüm, samsunluyum...
çok görüyorum dış güzelliği var ama iç güzelliği yok yani...

Spor'un Güzellikleri

2008-2009 ilk yarısı bjk-eskişehir spor maçı numaralı tribününde olaylar çıkar.Sonra Bir kişi kızıp hiçbir şey yapmayıp millete yer gösteren güvenlik görevlisiyle adam arasında şu diyaloglar geçer:

TARAFTAR : Senin gibi güvenliğin Amına koyayım!

Güvenlik görevlisi 3-5 saniye düşünür.Ani ve sert bir reaksiyon beklenmektedir.Yaklaşık 300 kişini dikkati bu olaydadır ve…

GÜVENLİK GÖREVLİSİ: aaaaaa ayıp oluyo ama

Simaooo

Fenerbahçenin 2001 yılında yıldız oyuncu diye transfer ettiği genç yetenek..Geldiği dönem brezilyada geçen yılın en değerli futbolcusu seçildi gibi haberler yayılmıştır. Kendisi 37 yaşında tranfer edilmiş olup,Türkiye'ye gelmiş en genç futbolcudur

Ercan Taner'in Simao'nun ilk maçında, 40 metrede vurduğu top taç çıkmış olmasına rahmen SİMAOOOOOOOO SİMAOOOOOOOO gibi (Kooman'ın çektiği şutlarda ancak diyebiliriz) şaşırtıcı derecede bağırması enterasan bir durumdur.

Genç yeteneğimiz fenerbahçe'de yarım sezon oynabilmiş ve ligimizin iddalı ekiplerinden Ankaragücüne gitmiştir. Ankaragücüne geldiği zaman o zamanın başkanı "zaten uzun zamandır peşinde olduğumuz bir oyuncuydu" demesi gerçekten önemli bir açıklamaydı.

Kendisi şuanda brezilyanın corinthians şehrinde ufak bir kasabada ailesi ve torunlarıyla yaşıyor. En büyük eğlencesi torunu Ziko ve Kaka ile vakit geçirmek, ve damadı Pele ile penaltı çekişmek

22 Aralık 2008 Pazartesi

machine'de bitmeyen maceralar

Machine'den sabahın 5'inde ayrılmak üzere montunu almaya uzanan Arda'nın elini dakikalarca titreten anlar...

Geçen haftasonu Machine'de, arkadaşımız Arda'nın yanında bi eşcinsel varmış.
boy 193, kilo 54... üstünde kız bebek elbisesi, başından bağlamalı... ve etek var + yanakları da allıklı böle... Bizim Arda, mekanı ters etmek için saat 5'e doğru, montunu bıraktığı kısma doğru eliyle uzandığı anda gay ile arasında geçen konuşma:

**
Gay: Bence sen git Killers grubunda davul çal (kırık bi sesle...)
Arda: Nasıl abi ?
Gay: Bence sen Killers'da çal.
Arda: Abi yok çalmıyım ya. Son albüm zaten rezalet!
Gay: Harbi çok kötü de, neyse sen yine çal...
Arda: Peki eyvallah.
Gay: EYWALLAH.
**

gay de eywallah der ve muhabbet biter...

slogan

bir anadolu takımı taraftarının sloganı:


forza anadolu anti ist

Soğuk hava kapıda!


CNN TÜRK'teki bıdık, 'atom karınca' hava durumu sunucusu sunar;



"Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü, Türkiye'nin gece saatlerinden itibaren Balkanlar üzerinden gelecek yeni bir soğuk havanın etkisine girmesinin beklendiği bildirildi."


"Balkanlardan gelen soğuk hava kütlesi Çarşamba gününden itibaren yurdun batı kesimlerini etkisi altına alacak... Sıcaklık Marmara'dan azalarak yurdun dört bir köşesine yayılacak... Gördüğünüz gibi sarı renkli yerler...

Yarın hava çok soğuyor:
Gökgürültülü sağanak yağışla yurda giriş yapacak olan soğuk havayla gündüzleri 5-6 derece olacak sıcaklığın geceleri eksilere inmesiyle birlikte, özellikle yurdun iç kesimlerinde karla karışık yağmur da bekleniyor. marmara bölgesi genelinde yer yer karla da karşılaşılabilir...

Don ve buzlanmaya dikkat:
Rüzgarın fırtına şeklinde geldiği gecelerde kaygan yollara ve sel riskine dikkat çekerken , kalın giyinmeden dışarıda durulmamasını öneririm. Artık kalın giysilerimizi çıkarmanın da vakti geldi değil mi? Rüzgar kuvvetli esecek! Fırtına ve poyraz da deniz ulaşımını etkileyecek. Hava ulaşımı da aksayabilir..."





*Hava durumunun hemen ardından yakın çevrede o an oluşan tepkiler:

-çarşamba günü kar geliyo diyolar valla da billa da
-çarşambadan sonraya dikkat!
-aa, hemen kışlıkları çıkarayım... artık vakti geldi.
-cuma günü kesin yağacakmış diyolar kesin!
-hava zaten kar topluyodu kaç gündür... o güneşi ne sandıydın sen zaten?!?
-kuru soğuk var dışarda kuru! kesin yağacak abisi kesin.
-ay, yağsın da barajlar da dolsun artık!
-beylikdüzünde başlamış bile zaten soğuk o taraflardan gelecek...
-şu an bayrampaşa'da hafiften yağmur çiseliyormuş, hava da 5-6 dereceymiş, kış geliyo valla...

İşim Gereği Adrenalin

Ben Murat.İşim gereği sürekli toplu taşıma araçlarında seyahat etmekteyim.Standartların dışında kendine münhasır bir hayat yaşamayı tercih etmekteyim. Diğerlerinin aksine elektronik şeylerden çıkan küçük baloncuklu ambalajı patlatmak zerre sikimde olmaz hatta bunu seven biri gördüm mü sanki bunu sevmek özelmiş gibi “aaa sende mi seviyorsun triplerine girmem”. İşim gereği 2 vesait ile çalışma alanıma ikamet etmekteyim.Sevdiğim aktivite ve hobiler arasında: bir durak önce otobüste düğmeye basıp şoför arabayı durdurup kim bastı diye arkasına bakınca göz göze gelip “pardon ya yanlış oldu diyip”adrenalin salgılamak, minibüste bozuk param olduğu halde tam para verip şoför ile polemiğe girmek inerken de daha yeni kapıyı açmışken “müsait bir yerde indirir misin? ”demek, Herkes ayakta benim kalkmamı beklerken kalkar gibi yapıp cüzdanımı çıkartıp yüzlerindeki umut anını fotoğraflamak vardır.İlk cinsel dürtümü dolmuştan inerken bir bayana deymek sureti ile yaşadım.İşim gereği yaşamın güzelliklerinden bir kaşık almayı gerekirse süzgeçten geçirmeyi bilenlerdenim.

21 Aralık 2008 Pazar

free willy



ben engin denizlerde serbestçe yüzen bi balina olmalıyım

aynı özgür wili gibi

ÖZGÜR RUHUM BEN!



maç sonrası bir futbolcu

maç sonrası mikrofon uzatılan bi futbolcunun o kısıtlı saniyeler içinde gidip gelmeler yaşadığı karman çorman bi dünya, buyrun:

bizim hedefimiz zaten buraya kazanmak için gelmiştik
ligin ilk yarısına galibiyet alıp tatile girmek istiyorduk
biz zaten haftalardır iyi oynuyorduk ama gol bulamıyoduk
iyi bir sonuç alıp evimize dönmek istiyorduk
bugün iyi de oynadık gol de goller de bulduk
arada dinlenip ligin ikinci yarısına bomba girmek istiyoruz

dabılü

X : Bu 'iks' mi, 'çarpı' mı?

ya da,

W : 'Dabılyu' mu, 'dabılü' mü?

gibi sorularla karşılaştınız mı hiç?

Peki hiç Bahçeşehir Ekspres otobüsleri sırasında beklerken, hemen önünüzde telefonla konuşan bir bayanın "ekispires sırasındayım ekispires" diye bağırmasına şahit oldunuz mu?

20 Aralık 2008 Cumartesi

el clasico

Ay, su içsem yarıyor!

19 Aralık 2008 Cuma

Kıvırcıklar Ayaklandı...!






Kıvırcık ve yaşam derneği başkanlığının düzenlediği 4. Kıvırcık sempozyumu geçen pazar merter mc donalds’ta yapıldı ve dün öğle saatlerinde toplanma kararı aldı.

Kendini sözde“aydın” olarak tanımlayan grup toplumda dışlanmadan ve garip esprilere maruz kalmamaları için çeşitli sloganlar attı.Grup sözcüsü Mehmet Ender yaptığı açıklamada : “götümün kılları gibi saçların var”,”aaaa bonus”,”koyun meee” tarzı esprileri ilk defa yaptığını sanan insanları sert bir dille uyardı.Sözü sonradan sözcüden devralan Özlem Öztürk ise sonradan kıvırcık olduğu yönündeki haberleri kınayarak kendi elleriyle yaptığı zeytinyağlı dolmayı topluluğa ikram etti.Sarper Erel gruba Gafur taklidi,Hasan Özsobacı ise Burhan taklidi yaptı ve grup olaysız bir şekilde dağıldı.


Peyote Giyim Mağazası Nevizade’de hizmet vermeye başladı















Peyote Giyim Mağazası Nevizade’de hizmet vermeye başladı
Taksimin sevilen mekanlarından Peyote’nin sahibi Süleyman Altkattayıkımvar isimli kurnaz işletmeci Baklava desenli kazak ve süveterlerin mekanında revaçta olduğunu görünce karşısındaki dükkanı kapatıp giyim mağazası açmaya karar verdi.Altkattayıkımvar ; bayanlar içinde özel şort içine giymek için renkli çorap üretmeye başladıklarını belirterek sözlerine şöyle devam etti “ müşteri kitlemiz genelde interpol ile ruhunu besleyen kişilerden oluşmakta olduğunu ve hepsinin baklava desenli süveter ve içine gömlek,bayanların ise şort altına renkli çorap giydiğini gözlemledik ve bunu ticari bir yatırıma dönüştürme kararı verdik.Yakında interpol’un resmi üniforması olan açık renk gömlek siyah kravat satışlarına da başlayacağız dedi ve ekledi : “palyaço giyim tek rakibimiz.”

Yarı İnsan Yarı Pozan




















Yarı İnsan Yarı Pozan, Türk Mitolojisinde, bedenlerinin üst kısmı insan, alt bölümü at şeklinde olan yaratıklara verilen isimdir. Yeleleri ve kuyrukları olan Yarı İnsan Yarı Pozan’lar 1 milyon yıl öncesine kadar sadece at idi sonraları saçlarının arkasından uzattıkları bir tutam saç parçası ile evrim geçirip son halini aldılar. Ayrıca Yarı insan yarı Pozan’lar genç dönemlerinde kahverengi, yaşlandıklarında ise beyaz renklere büründüğü de söylenir.

Bu cins genelde sıvı gıda olan: Bira,ucuz şarap, ucuz viski ve bulursa beleş votka ile beslenir.Yemek yediklerine ender şahit olunmaktadır.Zaman zaman yerden buldukları atıkları yediklerine şahit olunmuştur.İkindi 4’e kadar uyumayı ve haftada 2 kez avlanmaya çıkmayı tercih ederler.Avlanma saatleri 10 ila gece 5 saatleri arasındadır.Genelde ava başlamadan önce pixie,Caddebostan sahil,Kadıköy barlar sokağının yukarısındaki sucu önü kahve çaprazı mekanı tercih ederler.Dışkıları bırakmak için yer ayırt etmezler.Ayırt etmediği bir şey de avlarıdır. Bu haftalık bu kadar sevgili blogseverler gelecek hafta yeni bir tür ile tekrar karşınızda olacağız şimdilik hoşçakalın.


Pes doğrusu bu kadar da benzerlik olmaz (!)



Geçenlerde Yaw'ın yukarıda da gördüğünüz gibi "Pes doğrusu bu kadar da benzerlik olmaz" yazısında kendini benzettiği kişileri gördük... Ama ben farkettim ki; Yaw daha çok Nikolai Valuev'e benziyor.



O da mı kim? Şöyle birşey;
O alna uçak iner beaa! Kaya kafa.


nikolai'nin ay pardon yaw'ın rakibinin çaresizliği gözler önünde....


onun da bir sosyal hayatı, arkadaşları var...

gördüğünüz gibi o iri vücudunun içinde minik bir çocuk da gizli...

o da insan...

onun da sevgilileri oldu...